Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, CHP Mersin İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında belediyelere yönelik operasyonları, belediye başkanvekilliği seçimlerini, başka partilere geçen belediye meclis üyelerini ve Türkiye Belediyeler Birliği’nde yapılacak seçimi değerlendirdi. Sarı, Özgür Özel’in açıklamaları ve Cemil Tugay’ın adaylık sürecine ilişkin soruları da yanıtladı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mezitli Belediyesi ve Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyonların ardından tutuklama kararları verildiğini belirten Sarı, ilgili mevzuat kapsamında belediyelerde seçim yapılacağını ifade etti.

Seçim sürecini yerinde takip etmek için yeniden Mersin’de bulunduklarını kaydeden Sarı, “İki gün boyunca burada arkadaşlarımızla durum değerlendirmeleri yaptık. Gönül isterdi ki daha güzel vesilelerle buralara gelelim ama maalesef tatsız bir sebeple burada bulunuyoruz” dedi.

KAZADA HAYATINI KAYBEDENLER İÇİN BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

Sarı, açıklamasının başlangıcında İstanbul–İzmir güzergâhında meydana geldiğini belirttiği otobüs kazasına da değindi. Kazada 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı bilgisini aldıklarını söyleyen Sarı, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Türkiye’nin gündeminin yoğun olduğunu belirten Sarı, belediyelere yönelik operasyonlar nedeniyle ülkenin diğer gündem başlıklarının yeterince konuşulamadığını savundu.

“SON ALTI GÜNDE SEKİZ BELEDİYE OPERASYONU GERÇEKLEŞTİ”

Son altı gün içinde sekiz belediye operasyonu gerçekleştirildiğini söyleyen Sarı, bu operasyonların CHP’li belediyelere yönelik olduğunu ifade etti.

Bazı belediye başkanlarının CHP’den ayrılmış olmasına rağmen CHP seçmeninin oylarıyla göreve geldiklerini belirten Sarı, “Dolayısıyla aslında Cumhuriyet Halk Partisi tabanının, Cumhuriyet Halk Partisi iradesiyle şekillenmiş belediye başkanlarımıza operasyonlar gerçekleşti. Bu operasyonların zamanlamasını biz her toplantıda dile getirdik. Burada da dile getireceğiz” diye konuştu.

Operasyonların zamanlaması ile fon yolsuzluğu tartışmaları arasında bağlantı bulunduğunu ileri süren Sarı, belediyelere yönelik işlemlerin bu tartışmaları gölgede bırakmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu.

Türkiye’nin, 2000’li yılların başında bankacılık sektöründe yapılan operasyonlardan sonraki en büyük yolsuzluk olaylarından biriyle karşı karşıya olduğunu iddia eden Sarı, şunları söyledi:

“Türkiye’de adına fon yolsuzluğu denen, belki 2000’li yılların başından beri bankacılık sektöründe yapılan operasyonlardan sonra en büyük yolsuzluk durumuyla karşı karşıya kaldığımız bir yerde, bunları gölgede bırakmak, bunların tartışılmasını engellemek üzere belediyelere ardı ardına operasyonlar düzenlendi.”

Mersin’deki üç dosyanın birbiriyle ilgisi bulunmadığını öne süren Sarı, Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerine aynı anda operasyon yapılmasını eleştirdi.

Sarı, “Mersin’de birbiriyle hiç ilgisi olmayan üç tane dosyanın aynı anda, hem Büyükşehir’in hem iki ilçenin, Mersin’de çok olağanüstü bir şey varmış gibi, çok büyük bir olay varmış gibi aynı anda düğmeye basıldığını görüyoruz. Bunun başka bir açıklaması yok” ifadelerini kullandı.

Fon yolsuzluğu iddialarının siyasi sorumluluklar ve kurumların sorumluluklarını da içerdiğini ileri süren Sarı, söz konusu olayın büyüklüğünün Türkiye’nin millî gelirinin yüzde 3’üne kadar ulaşabileceğini iddia etti.

“HİÇ KİMSE YARGILANMASIN DEMİYORUZ”

CHP’nin yargılamalara karşı olmadığını vurgulayan Sarı, taleplerinin hukukun herkese eşit uygulanması olduğunu söyledi.

Sarı, “Biz hiç kimse yargılanmasın demiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Hukukun üstünlüğünü savunan bir parti olarak hiç kimsenin yargılamadan azade tutulmasını istemiyoruz. Böyle bir talebimiz yok. Ama biz hukukun herkese eşit uygulanmasını ve herkesi eşit tartmasını istiyoruz” dedi.

Fon yolsuzluğu iddialarının AK Parti’ye, bakanlara ve bakanların çocuklarına doğru uzandığını ileri süren Sarı, bu dosyada yalnızca manipülasyon yaptığı iddia edilen sınırlı sayıda kişinin tutuklandığını ve mal varlıkları hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Buna karşılık CHP’li belediye başkanlarının tutuklanmalarını gerektirmediğini savunduğu dosyalar kapsamında cezaevine gönderildiğini belirten Sarı, tutuklamanın bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü öne sürdü.

Sarı, yaşanan gelişmelerin hukukun eşit uygulanmadığını bir kez daha gösterdiğini savundu.

ATAŞEHİR SEÇİMİNİ “SİYASİ OPERASYON” OLARAK NİTELENDİRDİ

Tutuklamaların ardından belediye meclisleriyle birlikte başkanvekilliği seçim süreçlerini takip ettiklerini anlatan Sarı, bir önceki gün Ataşehir ve Eyüpsultan’da yapılan seçimlerin sonuçlarını değerlendirdi.

Ataşehir’de yaşananları “açık bir siyasi operasyon” olarak nitelendiren Sarı, başlangıçta CHP’nin 24, Cumhur İttifakı’nın ise 12 belediye meclis üyesi bulunduğunu söyledi.

Ataşehir halkının siyasi iradesinin CHP lehine, Cumhur İttifakı’nın iki katı güçle ortaya çıktığını belirten Sarı, altı belediye meclis üyesinin CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katılmasıyla dengenin 18’e 18 olduğunu ifade etti.

Ardından belediye başkanvekilinin tutuklanması nedeniyle oy kullanabilecek CHP’li üye sayısının 17’ye düştüğünü söyleyen Sarı, sonraki istifalarla bu sayının 15’e gerilediğini aktardı.

Sarı, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin 24 olan belediye meclis üyesi, oy kullanılabilir sayısını 15’e düşürdüler. Sonra da seçim yaptılar. Şimdi bu işin bir siyasal operasyon olduğu çok açıktır” dedi.

Ataşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesi için hukukun araç olarak kullanıldığını ileri süren Sarı, yaşananların kamuoyunun gözü önünde gerçekleştiğini söyledi.

“PARTİ DEĞİŞTİRMENİN HİÇBİR İZAHI YOK”

CHP’den seçilen belediye meclis üyelerinin AK Parti’ye geçmesinin partilileri ve CHP seçmenini en fazla inciten konu olduğunu belirten Sarı, bu geçişlerin gerekçelendirilemeyeceğini savundu.

Parti değiştiren isimlerle ilgili tehdit, şantaj, menfaat sağlanması veya parti aidiyetinin bulunmaması gibi farklı değerlendirmeler yapılabileceğini söyleyen Sarı, bunların hiçbirinin seçmenin iradesiyle kazanılan görevin başka bir parti lehine kullanılmasını açıklayamayacağını ifade etti.

Sarı, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal iradesiyle, tabanının siyasal iradesiyle ortaya çıkmış meclis üyelerimizin AKP’ye oy vermesi, AKP saflarına katılması, örtük ya da gizli oy kullanmasını kimse izah edemez. Bunun hiçbir izahı yoktur” diye konuştu.

Bu davranışları “siyasi hırsızlık” olarak nitelendiren Sarı, konunun yalnızca siyasi etik çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini, kişisel ahlak bakımından da sorun oluşturduğunu savundu.

“LİSTELERE YAZANLARIN DA SİYASİ SORUMLULUĞU VAR”

Sorumluluğun yalnızca parti değiştiren belediye meclis üyelerine yüklenemeyeceğini belirten Sarı, bu kişileri aday listelerine yazan, referans olan ve kendilerine kefil olan isimlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sarı, “Neticede bu arkadaşlarımızı o listelere yazan, oraya referans olan, o arkadaşlarımıza kefil olan arkadaşlarımızın da büyük siyasal sorumlulukları vardır. Bunu tartışmazsak, bunu görmezsek, bunu yok sayarsak siyaseten temiz bir istikamette ilerleyemeyiz” dedi.

Bu konuda özeleştiri görmediğini ifade eden Sarı, hata yapıldığının kabul edilmesi ve seçmenden özür dilenmesi gerektiğini belirtti.

Sarı, “Her şeyi görme şansımız yok. Ama en azından ‘Bunu da göremedik’ diyen bir anlayış olması gerekir. Siyaset böyle ilerleyemez” ifadelerini kullandı.

Parti geçişlerinin zamanla sıradanlaşmasının siyaseti ve seçimleri anlamsızlaştırabileceğini söyleyen Sarı, vatandaşın verdiği oyla ortaya çıkan iradenin sonradan değiştirilmesinin seçime duyulan güveni zedeleyeceğini savundu.

Sarı, “Vatandaş ne şekilde oy kullanırsa kullansın, kullandığı oyla oradan çıkan irade farklı oluyor. Niye oy kullansın ki vatandaş? Seçimleri anlamsız hâle getirir. Bakın bu, bir partiler meselesinden öte siyasetin işlevi ve kurumsallığı ile ilgili bir meseleye dönüşür” dedi.

Herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Sarı, özeleştiri yapılması, özür dilenmesi ve sürecin değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

EYÜPSULTAN’DAKİ OY SONUCUNA TEPKİ

Eyüpsultan’da yapılan seçime de değinen Sarı, CHP’nin 23, Cumhur İttifakı’nın ise 15 belediye meclis üyesi bulunduğunu söyledi.

Buna rağmen CHP adayının 19 oy aldığını, karşı tarafın 16 oy aldığını ve iki oyun geçersiz sayıldığını belirten Sarı, rahat kazanılması gereken seçimin güçlükle kazanıldığını ifade etti.

Sarı, “Çok rahat kazanmamız gereken seçimi ucu ucuna ve zorla kazanıyoruz. Bunun izah edilebilir bir yanı yoktur” dedi.

Parti kararına aykırı hareket eden belediye meclis üyeleri hakkında, tespit edilmeleri hâlinde disiplin süreci işletileceğini belirten Sarı, bu kişilerin partiyle ilişkilerinin sona erdirileceğini söyledi.

MERSİN’DE BAŞKANVEKİLLİĞİ SEÇİMLERİ

Mersin’de yapılacak seçimlere ilişkin bilgi veren Sarı, Yenişehir ve Mezitli’de pazartesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde ise salı günü başkanvekilliği seçimlerinin gerçekleştirileceğini belirtti.

Aday belirleme sürecini mümkün olduğunca objektif, istişareye dayalı ve ortak aklı işleterek yürütmeye çalıştıklarını söyleyen Sarı, hiçbir adaya ön yargıyla yaklaşmadıklarını ifade etti.

Parti örgütünün görüşlerini, belediye başkanlarının değerlendirmelerini ve meclis üyelerinin önerilerini aldıklarını belirten Sarı, belediye meclis üyeleriyle hem toplu hem de bireysel görüşmeler yaptıklarını söyledi.

Görev üstlenmek isteyen adaylarla da görüştüklerini aktaran Sarı, böyle bir dönemde belediyelerde görev alma isteğini yetki kullanmaktan çok sorumluluk üstlenmek olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Sarı, “Böyle bir dönemde bu belediyelerde görev almak istemek bir sorumluluk. Biz bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu bir ateşten gömlek. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın hepsini tebrik ediyorum” dedi.

Her iki ilçede de adayların sorumluluktan kaçmadığını belirten Sarı, görüşmelerde kendilerine görev verilmesi hâlinde bunu yerine getirmeye hazır olduklarını söylediklerini aktardı.

“CHP GRUPLARI BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE”

Sonuçta bir aday üzerinde uzlaşılacağını belirten Sarı, diğer adayların da üzerinde mutabık kalınan isme destek vereceklerini ifade ettiklerini söyledi.

Sarı, “Hangi arkadaşımız olursa olsun diğer arkadaşlarımız da bu süreci destekleyeceklerini bize ifade ettiler. Cumhuriyet Halk Partisi grupları burada birlik ve beraberlik içindedir. Birlik ve beraberlik içinde hareket etmektedir” diye konuştu.

Büyükşehir Belediyesi’nde de aynı yaklaşımın bulunduğunu belirten Sarı, görüşmelerin devam edeceğini ve süreci iş birliği, ortak akıl ve uzlaşmayla yürütmek istediklerini kaydetti.

Bu yaklaşımın yalnızca CHP grubuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Sarı, farklı siyasi gruplarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.

Eyüpsultan’da birlikte hareket ederek seçimi kazandıklarını söyleyen Sarı, Ataşehir’de birlikte salonu terk etmelerinin de önemli olduğunu ifade etti.

CHP’nin kazandığı belediyelerin CHP’de kalmasını sağlayacak iradenin birlikte oluşturulması gerektiğini belirten Sarı, Mersin Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli’de de birlikteliğin önem taşıdığını söyledi.

TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Perşembe günü yapılacağını belirttiği Türkiye Belediyeler Birliği seçimine de değinen Sarı, seçimdeki oy farkının giderek azaldığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer’in seçildiği dönemlerdeki kadar fark bulunmadığını ifade eden Sarı, bu nedenle daha fazla iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İki gün önce Adana’da yaptığı toplantıda da aynı çağrıyı dile getirdiğini hatırlatan Sarı, şöyle konuştu:

“Birlikte hareket etmeliyiz. Ayrılıkları bir tarafa bırakmalıyız. Belediyeler Birliği AKP’ye ya da Cumhur İttifakı’na geçmemeli. Muhalefette kalmalı. Esasen Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmalı.”

CHP olarak her türlü iş birliğine ve özveriye hazır olduklarını belirten Sarı, zor bir süreçten geçildiğini ve tarihsel sorumluluklarının farkında olduklarını söyledi.

İlçelerdeki seçimleri yerinde izleyeceğini ifade eden Sarı, Mersin’deki bütün gelişmelerin CHP Genel Merkezi’ne anlık olarak iletildiğini kaydetti.

Genel başkanın kentteki tartışmalara ve gelişmelere hâkim olduğunu söyleyen Sarı, il ve ilçe örgütleri, belediye meclis üyeleri ve belediye başkanlarıyla birlikte değerlendirme yaparak tercihlerini belirleyeceklerini ifade etti.

“ORTAK ADAYIMIZI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İLAN EDERİZ”

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Sarı’ya, Türkiye Belediyeler Birliği seçimi için Yeni Parti ve DEM Parti ile görüşme yapılıp yapılmadığı, uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı soruldu.

Çağrılarının arkasında olduklarını söyleyen Sarı, çağrıyı yinelemelerinin diğer partilerin destek vermediği anlamına gelmediğini belirtti.

Sarı, “Biz görüşüyoruz. Görüşmelerimiz devam ediyor. Dolayısıyla bir ortak noktaya geleceğimizi düşünüyorum. Koşullar olgunlaştıkça, süreç olgunlaştıkça ortak adayımızı ilan ederiz önümüzdeki günlerde” dedi.

Uzlaşma konusunda sorun yaşanacağını düşünmediğini belirten Sarı, buna rağmen riski her fırsatta hatırlattığını ifade etti.

Sarı, “Hepimiz bunun tarihsel sorumluluğu altında kalırız. Bireysel farklılıklarımızı bir tarafa bırakmalıyız. Burada AKP’ye karşı birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu.

Türkiye Belediyeler Birliği seçiminin ilk sınav olduğunu söyleyen Sarı, ilerleyen dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili de benzer bir süreçle karşı karşıya kalınabileceğini belirtti.

Sarı, “Dolayısıyla herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi lazım. Ayrışma zamanı değildir. Konjonktür çok olağanüstüdür. Olağanüstü zamanlarda buna uygun hareket etmek gerekir” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL VE CEMİL TUGAY’A İLİŞKİN SORUYU YANITLADI

Sarı’ya, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir televizyon programında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konusunda Özgür Özel’i uyardığını söylediği, Özel’in ise bu konunun görüşmede gündeme gelmediğini ifade ettiği hatırlatılarak değerlendirmesi soruldu.

Süreci şaşkınlıkla izlediğini belirten Sarı, konunun iki genel başkan arasında konuşulan bir mesele olduğunu söyledi.

Kendilerine aktarılan bilgiler çerçevesinde Kılıçdaroğlu’nun birkaç belediye başkanıyla ilgili değerlendirmelerini ilettiğini ileri süren Sarı, bunların içinde en önemli başlığın, o dönem Karşıyaka Belediye Başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay olduğunu savundu.

Tugay’ın, “beşli çete” olarak nitelendirdiği yapı içindeki bir firmayla yakın ilişkileri olduğuna yönelik iddialar bulunduğunu öne süren Sarı, bu iddialarla ilgili inceleme yapılması için görevlendirme gerçekleştirildiğini ve yeniden aday gösterilmemesi yönünde uyarıda bulunulduğunu iddia etti.

 

Bu konunun geçmişte de zaman zaman kamuoyunda konuşulduğunu belirten Sarı, Özgür Özel’in tartışmayı başka bir belediye başkanı üzerinden yürüttüğünü ve konuyu farklı bir noktaya taşıdığını savundu.

“KURULTAYDA DESTEKLEDİĞİ İÇİN ADAY YAPILDI” İDDİASI

Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı’na yeniden aday gösterilmemesine yönelik uyarı bulunduğunu ileri süren Sarı, buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapılmasını eleştirdi.

O dönemde parti meclisinde bulunduğunu ve tartışmaları bildiğini söyleyen Sarı, Tugay’ın aday gösterilmesinin nedeninin kurultayda Özgür Özel’e verdiği destek olduğunu iddia etti.

Sarı, “Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanı olarak Özgür Özel’i kurultayda destekleyen tek belediye başkanıydı. Ve Özgür Özel’i kurultayda destekleyen tek belediye başkanı olduğu için Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapılmıştır. Bunun başka hiçbir nedeni yoktur” ifadelerini kullandı.

Adaylık sürecinin anket sonuçlarıyla açıklanmasına da tepki gösteren Sarı, söz konusu anketlerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

“ANKETLERİ AÇIKLAYIN” ÇAĞRISI

CHP’nin parasıyla yaptırılan anketlerin partinin arşivinde bulunması gerektiğini belirten Sarı, bu bilgi ve belgelere ulaşamadıklarını söyledi.

Özgür Özel’in anketlerin bulutta bulunduğunu ve şifrenin kendisinde olduğunu söylediğini aktaran Sarı, şifrenin partiye verilmemesini eleştirdi. Sarı, bunun ceza hukuku ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler bakımından suç oluşturduğunu ileri sürdü.

Sarı, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin parasıyla anket yapıyorsunuz. Ama anketin sonuçlarına, partinin arşivinde olması gereken bu bilgi ve belgelere biz ulaşamıyoruz” dedi.

Anketlerin kendilerine verilmesini veya kamuoyuna açıklanmasını isteyen Sarı, “Cemil Tugay bu anketlerde yüzde kaç çıkıyordu? Diğer adaylar yüzde kaç çıkıyordu? Kamuoyunun önüne açıklasınlar. Biz ulaşamıyoruz şu anda bu anketlere. Açıklasınlar ve görelim” diye konuştu.

Kamuoyunun yanıltılmaması gerektiğini belirten Sarı, aday gösterme kararının gerekçelerinin açıklanmasını istedi.

Özgür Özel’in geçmişte Tugay’a kefil olduğunu söyleyen Sarı, kefil olunan bir kişinin başka bir partiye, özellikle siyasi mücadele yürütülen bir partiye gitmesi durumunda sorumluluk alınması gerektiğini ifade etti.

Sarı, “En azından ‘Evet, biz hata yapmışız arkadaşlar. İzmir halkından özür diliyoruz’ demek gerekir. Siyasette en azından bunu söyleyebiliyor olmak gerekir. Ama bunu görmüyoruz maalesef” dedi.

Anketlere ilişkin tartışmayı “Havada bulut, anketleri unut” sözleriyle eleştiren Sarı, parti kaynaklarıyla hazırlanan çalışmaların partiye teslim edilmesi gerektiğini savundu.

“YAPAY ZEKÂ DEĞİL, ORTAK AKIL ÇALIŞTIRIYORUZ”

Mersin’deki başkanvekilliği seçimlerinde benzer sorunların yaşanmaması için nasıl bir çalışma yürütüldüğüne ilişkin soruyu da yanıtlayan Sarı, iki gündür kentte görüşmeler yaptıklarını hatırlattı.

Sarı, “Bizim buradaki yöntemimiz ortak aklı çalıştırmak. Bir yapay zekâ çalıştırmıyoruz. Ortak akılla hareket ediyoruz. Herkesi dinlemeye çalışıyoruz” dedi.

İl ve ilçe başkanlarını, parti yöneticilerini, tabanı, belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini dinlediklerini belirten Sarı, belediye başkanlarının kentteki yönetim süreçlerine ilişkin deneyimlerini önemsediklerini söyledi.

Meclis üyeleriyle hem bireysel hem de grup olarak görüştüklerini anlatan Sarı, görev almak isteyen adayların neden bu sorumluluğu üstlenmek istediklerini de dinlediklerini ifade etti.

Görüşmelerin yalnızca CHP tabanı ve CHP grubuyla sınırlı olmadığını belirten Sarı, başka partilere mensup belediye meclis üyelerinin görüşlerini de aldıklarını kaydetti.

CHP’den ayrılan ve geçmişte birlikte siyaset yaptıkları isimlerin fikirlerini de önemsediklerini söyleyen Sarı, belediye meclislerinde temsil edilen DEM Partili üyelerle de görüştüklerini belirtti.

“İDDİALARI KARŞILIKLI TEYİT EDİYORUZ”

Bütün görüşmeleri tamamladıktan sonra elde ettikleri bilgilerle genel merkeze değerlendirme sunacaklarını belirten Sarı, hata yapmamak için mümkün olduğunca fazla kişiyi dinlemeye çalıştıklarını söyledi.

Adaylar ve diğer isimlerle ilgili dile getirilen iddiaları doğrudan doğruya olumlu veya olumsuz kabul etmediklerini belirten Sarı, bu bilgileri karşılıklı olarak teyit ettiklerini ifade etti.

Sarı, “Her arkadaşımızla ilgili iddialar var. Bunları baştan artı ya da eksi olarak kabul etmiyoruz. Hepsini teyit etmeye çalışıyoruz. Böyle ince eleyip sık dokuyarak bir süreç yönetmeye çalışıyoruz” dedi.