Devlet yöneticilerini çoğu zaman görevleriyle tanırız. Ancak bazı isimler vardır ki, bulundukları şehirlerde yalnızca idari başarılarıyla değil; kültüre, sanata, eğitime ve insana verdikleri değerle iz bırakırlar. Silifke'de yaklaşık beş yıl görev yapan Kaymakam Abdullah Aslaner de bu isimlerden biri oldu.

1964 yılında Yozgat'ın Kadışehri ilçesinde doğan Abdullah Aslaner, ilköğrenimini köyünde, ortaöğrenimini Kayseri Mimar Sinan Öğretmen Lisesi'nde (Pazarören Köy Enstitüsü) tamamladı. 1987 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olduktan sonra kaymakamlık mesleğine adım attı.

Boztepe, Hani, Bozova, Vakfıkebir, Kumluca ve Suluova'da kaymakamlık; Edirne, Kırıkkale ve Çankırı'da vali yardımcılığı görevlerinde bulundu. Son olarak 17 Eylül 2021'de Silifke Kaymakamı olarak göreve başladı. 4 Temmuz 2026 itibarıyla ise Tokat Vali Yardımcılığı görevine atanarak Silifke'ye veda etti.

Ancak Abdullah Aslaner'i sıradan bir mülki idare amirinden ayıran özellik, makamının ötesinde taşıdığı kültür ve sanat sevgisiydi.

Yıllar boyunca Kültür Akademisi'nin gönüllü bir neferi oldu. Okuma gruplarına katıldı, tiyatro oyunlarını, konserleri, sergileri takip etti. Yaşar Kemal'in 100. doğum yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte kendi kaleme aldığı şiiri seslendirdi. Taşucu Arslan Eyce Müzesi'ndeki kültür ve sanat faaliyetlerinde üzerine düşen görevleri büyük bir içtenlikle yerine getirdi.

Belki de kader onu kaymakam yaptı. Oysa TRT'nin yapımcılık sınavını da kazanmıştı. Eğer mülki idareyi tercih etmeseydi, bugün onu belki de kültür ve sanat dünyasında başarılı bir yapımcı olarak izleyecektik. Fakat o, devlet hizmetiyle kültürü buluşturmayı seçti.

Silifke'de nerede bir kültür etkinliği, eğitim faaliyeti, sergi ya da toplumsal buluşma varsa Abdullah Aslaner oradaydı. Protokol gereği değil, gönülden katıldı. İnsanlarla aynı masaya oturdu, aynı türküleri söyledi, aynı heyecanı paylaştı.

Görev yaptığı süre boyunca geçmişte zaman zaman yaşanan yönetim-yerel yönetim gerilimlerinin yerine iş birliğini ve diyaloğu koydu. Belediye başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve vatandaşlarla ortak aklı önceleyen bir yönetim anlayışı sergiledi.

Cemevi açılışlarında bulundu, Hızır Cemlerine katıldı, festivalleri ve şenlikleri ilgiyle takip etti. Yazarların imza günlerinde onu sık sık gördük. Eski Halk Eğitim Merkezi binasını yazar buluşmaları ve kültürel etkinliklere açarak önemli bir eksikliği giderdi.

Eğitim alanında da önemli izler bıraktı. Hayırseverlerin desteğiyle okullara spor salonları ve tiyatro salonları kazandırılmasına öncülük etti. Eğitimin yalnızca derslikten ibaret olmadığını bilen bir eğitim gönüllüsü olarak hareket etti.

Konuşmaları hiçbir zaman uzun olmadı. Az konuştu ama verdiği mesajlar hep anlamlıydı. Devletin güler yüzünü vatandaşla buluşturdu. Belki de insanların uzun zamandır özlediği tam da buydu.

Doğayı da ihmal etmedi. Silifke Doğa Gezginleri ile sırt çantasını omuzuna takıp kilometrelerce yürüdü. Dağlarda, yaylalarda doğayı paylaşırken türküler söyledi. Taşeli Kültür ve Sanat Derneği'nin konserlerini takip etti.

Kültür Akademisi'nin adeta simgesi haline gelen Halk Kitabevi önündeki Yaşar Öztürk sohbetlerinin müdavimlerinden biri oldu. Yazarlarla, şairlerle, sanatçılarla aynı halkada oturdu; dinledi, anlattı, paylaştı. Mut Çıtlık Dergisi'nin tanıtım toplantılarında yer aldı ve o kültürel heyecana ortak oldu.

Yerel seçimlerin ardından Kırtıl Köyü'ne kadın muhtar seçildiğini öğrenince kadın yöneticilerle birlikte köyü ziyaret etti. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldı. Dr. Balandız'dan Kırtıl'a kadar doğa yürüyüşüne eşlik ederek vatandaşlarla omuz omuza yürüdü.

Yirmi yıl aradan sonra düzenlenen Sekalılar Buluşması'nda da yine aralarındaydı. Sadece misafir olmadı; onların sevincini paylaşarak adeta bir "Sekalı" gibi etkinliğin parçası oldu.

Silifke daha önce saz çalan Kaymakam Fatih Damatlar'ı tanımıştı. Abdullah Aslaner ise kültürün, sanatın ve edebiyatın içinde yaşayan bir kaymakam olarak hafızalarda yer etti.

Şimdi yeni görev yeri Tokat...

Hubyarların, Çepnilerin, Anadolu'nun zengin kültürel mirasının bulunduğu bu kadim şehirde de aynı heyecanla kültürün, sanatın ve insanın yanında olacağına inanıyoruz. Çünkü kültür sevgisi makamla değil, yürekle taşınır.

Bizim ise bir temennimiz var.

Bir gün yeniden İçel Vilayeti adını taşıyan bu topraklarda Abdullah Aslaner'i vali olarak görmek...

Yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Yolu açık olsun.

Boz Atlı Hızır yoldaşı, Hubyar Sultan rehberi olsun.