Festivalin ilk yılında lise son sınıf öğrencisiydik. 1973 yılının sonlarında festival komitesi toplandı. Kaymakam komite başkanı, belediye başkanı yardımcısı, mal müdürü ise saymandı. Cavit Erden, Özcan Seyhan ve Cem Cuma Ocaklı da teknik komitede yer alıyordu.

Cem Cuma Ocaklı festival çalışmalarına gidince, resim derslerine onun yerine biz giriyorduk. O dönemde Resim ve Fotoğrafçılık Kolu Başkanı’ydım.

Korolar kuruldu. Silifke Lisesi Yaylı Sazlar Orkestrası, Silifke Lisesi Korosu ve festival korosu ayrı ayrı hazırlıklarını tamamladı.

Teknik komite; TRT, Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirdi. Finansman çalışmaları yürütüldü, sanatçılar ve saz ekipleri belirlendi. Yurt içinden ve yurt dışından halk oyunları ekipleri davet edildi. Mayıs ayı gelmeden festival programı hazırlanmıştı.

O dönemlerde festival için Çadır Oteli’nin bahçesine sahne kurulurdu. Alanın etrafı çevrilir; haftalık ve günlük biletler önceden hazırlanırdı.

Bunları neden anlattım?

Çünkü bu yıl festivale yalnızca birkaç ay kala başlayan hazırlıkların ortaya çıkardığı olumsuzlukları gördük. Yaşanan aksaklıkların temel nedeni, hazırlıklara zamanında başlanmamasıydı.

Günümüzde festival komitesi, belediye bünyesinde oluşturulan dar bir kadroyla çalışmalarını yürütüyor. Hatta festival kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler, sanatçılar ve diğer faaliyetler bir şirkete ihale ediliyor.

Bu yıl festival, belediye başkanının ve yardımcılarının gözaltında bulunduğu bir dönemde gerçekleştirildi. Bütün olumsuz koşullar zorlandı ve festival yapıldı.

Açılışta yeni yetişen çocukların ve gençlerin oluşturduğu kortej son derece anlamlıydı. Bu kortej, yeni sanatçıların yetişmesine verilen desteğin önemli bir göstergesiydi.

Kortejde yer alan halk oyunları ekipleri ile Silifke’deki kuruluşların katkıları ise festivalin olağan ve güzel görüntüleri arasında yer aldı.

Festival, 1 Eylül günü saat 11.00’de tarihî belediye binasında düzenlenen resim ve fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Sanatçılar eserlerini sergiledi. Ancak Göksu Irmağı boyunca kurulan panayır alanı ile sergi alanı arasında gerekli bağlantı kurulamadı.

Festival kapsamında gerçekleştirilen yoğurt mayalama, batırık ve Silifke temalı Halk Müziği Amatör Ses Yarışması, yöre kültürünü yaşatma görevini yerine getirdi.

Engelliler Korosu, Belediye Çalgı Grubu ve Korosu ile Müzik ve Folklor Derneği bünyesindeki çalgı öğrencilerinden oluşan gruplar, akşam gösterilerine büyük renk kattı.

Akşamları gerçekleştirilen konserlerde ise sanat anlamında İsmail Altunsaray konseri dışında kalan sanatçıların yalnızca gençlere yönelik seçildiği görüldü.

Festival tam 53 yıldır düzenleniyor.

1990’lı yıllarda yapılan festival sonrası değerlendirme toplantısında, “Festival Çadır Oteli’nin önünden başka bir yere taşınmalı” demiştik.

O dönemin Belediye Başkanı Feyyaz Bilgen zamanında festival, daha sonra Köygülü Düğün Salonu olan, sahnesi ve yarı oturma alanı bulunan festival alanına taşındı.

Daha sonraki yıllarda ise festival yeniden Çadır Oteli, yani Göksu Oteli’nin yanındaki alana getirildi.

Oysa bundan 3-4 bin yıl önce binlerce insanı bir araya getiren amfi tiyatrolar inşa eden bu yörenin kültür insanları kadar olamadık. İnsanların oturarak sanat etkinliklerini izleyebileceği bir amfi tiyatroyu yıllardır yapamadık.

Programlara yıllardır 5 bin kişilik bir amfi tiyatroda festival düzenleme hedefi alındı. Eğer bu amfi tiyatro yapılırsa, yöre türkülerinden oluşan bin kişilik bir koro ve bin kişilik halk oyunları grubuyla çok daha görkemli bir festival gerçekleştirilebilir.

Bunun için önerimiz şudur:

Festival yine 1-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecekse, aralık ayında bir değerlendirme toplantısı yapılmalı; ardından festival komiteleri oluşturularak hazırlıklara hemen başlanmalıdır.

İşte ancak o zaman festivalin ilk yıllarındaki coşku yeniden yakalanabilir.

Festivali başlatan Cavit Erden, Özcan Seyhan, Ali Önder ve o dönemin komitelerinde emeği bulunan bütün büyüklerimizin ruhları şad olsun.